22 Ara 2006

Altıncı Bültenimiz


Arkadaşlar altıncı bültenimize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Şifreyi bilmiyor iseniz de bana e-posta yoluyla ulaşabilirsiniz
RAC sevgi ve saygılarımla,
Bora

20 Ara 2006

Marmara Denizi'nde 4.2 büyüklüğünde deprem

Marmara Denizi'nde 4.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünden alınan bilgiye göre, saat 21.15'te, merkez üssü Bayramdere açıkları-Balıkesir olan 4.2 büyüklüğünde deprem kaydedildi. Deprem, İstanbul'da da hissedildi. Marmara Denizi'nde meydana gelen 4.2 büyüklüğündeki deprem, Bursa'nın Karacabey ilçesi ile Balıkesir'in Bandırma ve Erdek ilçelerinde de hissedildi. Balıkesir Valisi Selahattin Hatipoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, saat 21.15'te merkez üssü Bayramdere açıkları-Balıkesir olan depremin, Bandırma ve Erdek ilçelerinde de hissedildiğini belirterek, herhangi bir can ve mal kaybının olmadığını söyledi. Karacabey Kaymakamı Dursun Balaban da depremin ilçe merkezi ile ilçeye bağlı Bayramdere köyünde hissedildiğini kaydetti.

18 Ara 2006

Tarihçi Stanford Shaw öldü

Tarihçi Stanford Shaw öldü
17/12/2006

ANKA - ANKARA - Ermeni soykırımı iddialarına karşı çıktığı için ABD'deki evi bombalanan ve Türkiye'ye yerleşen tarihçi Stanford Shaw, tedavi gördüğü Hacettepe Üniversitesi'nde önceki gün yaşamını yitirdi. Bilkent Üniversitesi'nde uzun yıllar 'Osmanlı tarihi' dersleri veren 76 yaşındaki Shaw, Türk tarihine katkıları nedeniyle geçen eylül Türk Tarih Kurumu'nun hizmet madalyası ve beratını almış, 16 Aralık'ta da Türkiye Bilimler Akademisi şeref üyeliğine seçilmişti.

Ermeni soykırımı iddialarına karşı çıkan Shaw, bu yüzden Kaliforniya'da Ermenilerin hedefi olmuştu. 1977'de evi bombalanan Shaw, çalışmalarını Türkiye'de sürdürdü. Amerikalı tarihçi, liyakat madalyası sahibiydi.

Yakış: Limanları açmak, tanıma anlamına gelmez

Meclis AB Uyum Komisyonu Başkanı Yaşar Yakış, Türkiye’nin limanlarını Kıbrıs Rum Kesimi’ne açmasının tanıma anlamına gelmeyeceğini söyledi. Yakış, “Tayvan’ı da devlet olarak tanımıyoruz ama limanlarımız onlara açık” dedi.

NTV
Güncelleme: 13:23 TSİ 17 Aralık 2006 Pazar

BOLU - Bolu’da katıldığı konferans sonrasında habercilerin sorularını yanıtlayan TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanı Yaşar Yakış, Türkiye’nin birliğe sunduğu liman teklifini değerlendirdi.


1987’den önce Türkiye’nin limanlarının Rumlara açık olduğuna dikkat çeken Yakış, bugün de limanların açılmasının Kıbrıs Rum Kesimi’nin tanındığı anlamına gelmeyeceğini söyledi.

Bu konuda Tayvan örneğini veren Yakış, “Tayvan’ı da devlet olarak tanımıyoruz ama limanlarımız onlara açık. Bence bu tartışmaları bırakıp sonuca varmak için çabalarımızı hızlandırmalıyız” dedi.

Ocak ayında AB başkanlığını Almanya’nın devralacağını hatırlatan Yakış, bu dönemde Türkiye lehine gelişmeler beklediklerini ifade etti.

© 2006 NTVMSNBC.com

6. yılında ‘Hayata Dönüş’e tepki


“Hayata Dönüş Operasyonu”, İstanbul’un Kadıköy ilçesinde bazı sivil toplum örgütleri tarafından protesto edildi.


NTV-MSNBC
Güncelleme: 17:50 TSİ 17 Aralık 2006 Pazar

İSTANBUL - Türkiye genelinde, 2000 yılının aralık ayında bazı cezaevlerine yönelik yapılan “Hayata dönüş operasyonu”nun yıl dönümünde, “Tecrit Karşıtı Platform”unu oluşturan bazı sivil toplum kuruluşlarının üyeleri, Kadıköy İskele Meydanı’nda miting düzenledi.


Gösterici grup, “Hayata Dönüş Operasyonu”, Yeni Ceza İnfaz Kanunu ve F Tipi cezaevlerini protesto etti. Grup adına açıklama yapan Çetin Poyraz, F Tipi cezaevlerinin kaldırılmasını istedi. Gösteriye katılanlar, müzik gruplarının verdiği konserin ardından dağıldı.

© 2006 NTVMSNBC.com

15 Ara 2006

Uluslararası Yarışmalar Hk.

Gül Nur'un yolladığı sunumu BURAYA tıklayarak indirebilirsiniz arkadaşlar. Gruba yollamayı denedim olmadı, Google Grupları'nın izin verdiği dosya limitini aşıyor.
RAC Sevgi ve Saygılarımla,
Bora

14 Ara 2006

Avrupa "Zirve Stresi"nde

Zirve Avrupa basınında

Brüksel’de bugün başlayacak olan AB Zirvesi Avrupa basınında geniş yer aldı.

NTV-MSNBC VE AJANSLAR

Güncelleme: 14:18 TSİ 14 Aralık 2006 Perşembe

LONDRA/PARİS/BERLİN - İngiltere’de yayımlanan haftalık ekonomi ve siyaset dergisi The Economist, AB-Türkiye ilişkilerinde havanın alışılmadık düzeyde kötüye döndüğünü savunurken, “Türkler kızgın, Avrupalılar kararlı ve müzakerelerde askıya alınan başlıkların nasıl olup da yeniden görüşüleceğini anlamak zor” diye yazdı.

Türkiye’nin AB’ye üyelik çabalarının belli bir gidişatı olduğu, her iki-üç ayda bir kavganın kopmasına ve bunun da Kıbrıs üzerine olmasına alışıldığı belirtilen Economist’in makalesinde, “Bunun sonucunda kriz zirveleri toplanır, anlaşmalar sağlanır, belki kimse mutlu olmaz, ama kimse kapıyı da çarpmaz” denildi.AB Zirvesi’nde onay günüAK Parti hükümetinin iktidara gelmesiyle birlikte sürecin daha makul görülmesine çalışıldığını kaydeden Economist, geçen 4 yıl boyunca Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın etkili bir reformcu olarak pek çok reforma imza attığını kaydetti. Türkiye’de yapılan reformların AB’ye üye pek çok Avrupa ülkesinin yaptığına denk ya da onun ötesinde olduğuna işaret edilen makalede, kimsenin Türkiye’nin üyelik sürecinin hızlı olmasını beklemediği, en yakın tahminin 10 yıl sonrası için olduğu belirtildi.

‘ASIL HATA AVRUPA’NIN’

Economist’in makalesinde, Ekim 2005 tarihinden bu yana ilişkilerin baş aşağıya gittiği iddiasına da yer verilerek, “Bazı hatalar Türk tarafına ait, reformlar yavaşladı. Ancak hatanın büyüğü Avrupa tarafında yatıyor, Almanya’da Hristiyan demokrat bir başbakanın göreve gelmesi ve Fransa’da yeni bir cumhurbaşkanı seçilecek olması, Türkiye’ye iki önemli destekçisini kaybettiriyor” denildi.Makalede Avusturya, Fransa ve Almanya’da seçmenin gönülsüz tutumunun Türkiye’de de reformların yavaşlamasına ve milliyetçi bir havanın doğmasına yol açtığı kaydedilerek, “Pek çok Türk artık kendilerini kulüplerinde görmek istemeyen Avrupalıları memnun etmemek adına değişimi de istemiyor” iddiasına yer verildi.

‘FELAKETLE EŞDEĞER BAŞARISIZLIK’

“Avrupalılar şimdi Rumlara, ambargoların kaldırılmasına olanak vermeleri için baskı uygulamalı” görüşü vurgulanan makalede, “Türkiye ile müzakerelerin bir kısmının dondurulması anlaşmazlığın aşılmasına hizmet etmeyecektir” uyarısı yapıldı.Makalenin son bölümünde, “Avrupa’nın ve Batı’nın Akdeniz’deki küçük bir ada yüzünden Müslüman bir demokrasinin örneği olan Türkiye’yi kendisinden uzaklaştırması felaketle eş değerde jeostratejik bir başarısızlık olacaktır” denildi.Economist’te yer alan başka bir makalede genişleme sürecinin sancıları ve bu çerçevede Türkiye ile gelinen noktada yaşananlar ele alındı. Derginin bir başka sayfasında yayımlanan analizde ise Türkiye ile Irak Kürtleri arasındaki ilişkiler ve bu ilişkilerde ABD’nin etkisi irdelendi. Analizde, ABD’nin Türkiye ile Kürtler arasında kaldığı iddiasına yer verildi.

‘AB’NİN İKİYÜZLÜLÜĞÜ’

Daily Telegraph da başyazılarından birinde ‘Avrupa Birliği’nin ikiyüzlülüğü’ başlığı kullanılıyor ve Brüksel’in Kıbrıs sorunundaki tutumu eleştiriliyor. Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn’in dün Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada söylediği ‘Üye ülkeler ne kadar iyi hazırlanırlarsa, AB genişleme sonrasında o kadar iyi işler’ sözüne değinen gazete, “2004 yılında, bölünmüş bir Kıbrıs’ı üyeliğe kabul eden bir birlik için, biraz lüks bir ifade” yorumunu yapıyor.Yazıda, “Kıbrıs’ın üyeliği, Ada’nın gevşek bir federal yapıda birleşmesini öngören Birleşmiş Milletler planını, güneydeki Rumların ezici bir çoğunlukla reddetmesinden sekiz gün sonra gerçekleşti” ifadesi kullanılıyor.Yazıda ayrıca, “Genel Sekreter Kofi Annan o günlerde, Kıbrıs’ın tarihi bir fırsatı kaçırdığı, Avrupa Birliği’nin bölünmüş ve militarize olmuş bir ülkeyi üyeliğe kabul ettiği uyarısında bulunmuştu. Uyarısı haklı çıktı. Üye olduktan itibaren, son derece kavgacı ve popülist bir milliyetçi olan Tasos Papadopulos liderliğindeki Kıbrıs, bildiğini okumaya devam etti ve bunun için hiçbir zaman cezalandırılmadı. Kıbrıs’ın bölünmüşlüğü, AB’nin en uzun süredir devam eden krizlerinden biri. Annan Planı’nı reddeden Rumları üyeliğe kabul ederek, AB sorunun devamını sağladı” deniyor. Bunun yanında, Daily Telegraph’in başyazısında “Bu tavrıyla Kıbrıslı Türklere alçaklık ederken, stratejik kavrayışının da bir köstebeğinkinden daha fazla olmadığını göstermiş oldu. Bu çerçevede, Olli Rehn’in üyeliğe iyi hazırlanma hakkındaki sözlerinden, berbat bir ikiyüzlülük kokusu yayılıyor” şeklindeki sert ifadeler de yer alıyor.

INDEPENDENT: SIRBİSTAN TARTIŞILACAK

Independent gazetesi ise zirvenin Sırbistan konusunda da tartışmalara sahne olacağını belirtiyor. Gazeteye göre, savaş suçu zanlısı Ratko Mladiç’in iadesi konusunda Sırbistan’a yönelik baskıyı hafifletmeye yönelik adımlar, AB içinde bölünme yaratıyor. Independent’taki yazıda “Sırbistan’ın milliyetçiliğe kaymasından endişe eden İtalya, Avrupa Birliği ile Belgrad’ı yakınlaştırmak için müzakerelerin tekrar başlatılmasını isteyen ülkelerin başında geliyor. Lahey’deki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi ile işbirliği yapmadığı gerekçesiyle, Sırbistan ile İstikrar ve Ortaklık Anlaşması imzalanmasına yönelik müzakereler geçen yıl askıya alınmıştı. Ancak İtalya Başbakanı Romano Prodi, konuyu bugünkü zirvede gündeme getirmeyi planlıyor. Avusturya, Slovenya ve Macaristan’dan da destek görmesi bekleniyor. Avrupa Birliği’nin Sırbistan’dan beklentilerini sulandırmasına karşı çıkan ülkelerin başında ise Hollanda geliyor. Fransa ve İngiltere de ona destek veriyor” yorumu yapılıyor. Independent, Belgrad’a yönelik daha ılımlı bir yaklaşım arayışlarının, Sırbistan’ın Avrupa’dan uzaklaşacağı endişesinden kaynaklandığını, AB yetkililerinin, Kosova’nın nihai statüsü konusunda gelecek yıl alınacak karara Sırpların vereceği tepkiden kaygı duyduklarını belirtiyor. Ayrıca, hukuken Sırbistan’ın bir parçası olan, ancak nüfusunun büyük bölümünü Arnavutların oluşturduğu Kosova’nın, bağımsızlık için bastırdığı, bu tür bir kararın büyük ihtimalle, Sırbistan’daki milliyetçileri güçlendireceği vurgulanıyor.

FRANSIZ GAZETELERİNDE DE ZİRVE VAR

‘AB genişlemeyi frenlemeye hazır’ başlığını kullanan Le Figaro, “25 AB ülkesinin devlet ve hükümet liderlerini bugün Brüksel’de biraraya getierecek zirvede, birliğin ‘entegrasyon kapasitesi’ kavramı doğabilir. Türk sorununu başlarından savmış olan AB liderleri, kamuoyları tarafından her geçen gün daha da eleştirilen genişleme startejisini bu akşam görüşecekler. AB’nin, 2004 yılından bu yana ilk defa, en iyi şartlarda 2009’da beklenen yeni bir antlaşma öncesinde yeni üyelikleri olanaksız hale getirecek bir mesaj göndermesi bekleniyor. Almanya ve Fransa’nın baskısıyla AB yeni genişleme startejisine ‘entegrasyon kapasitesi’ kavramını eklemeyi kabul etti” yorumunu yapıyor.‘AB Konseyi’nin gündeminde genişleme ve dış göç var’ diyen Les Echos ise “AB içinde tüm enerji, geçen pazartesi gününe kadar, AB Konseyi gündemini altüst etmekle tehdit eden Türkiye’ye yönelik tutum konusuna ayrılmıştı. Ancak Dışişleri bakanlarının Ankara ile üyelik müzakerelerinde 35 müzakere başlığından 8’ini dondurma kararı almaları bu yönde bir kaymayı önledi. Bir müzakereci ‘Avrupa böylelikle nefes alacak ve 2007 yılı ve Almanya dönem başkanlığının büyük dosyalarından bazıları üzerinde düşünecek’ diyor” ifadelerine yer veriyor.

BARROSO: MÜZAKERELER UZUN SÜRECEK

AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso da, Alman Die Welt gazetesine yaptığı açıklamada, “Türkiye ile müzakereler uzun bir süreç olacak. 10 ya da 15 yıl. Belki de daha uzun sürecek ve kimse sonucun ne olacağını şimdiden söyleyemez” dedi.Yunanistan’da yayımlanan Katimerini gazetesine de demeç veren Barroso, Ankara’ya karşı alınan kararların, AB’nin güvenilirliğiyle bağlantılı olduğunu söyledi. Barroso, Kıbrıs meselesi haricinde, Türkiye’nin dini özgürlükler, insan hakları ve askerin karar aşamasındaki rolü gibi ciddi konularda da yükümlülüklerini yerine getirmediğini savundu.

0 Nabızla Yaşamak?

Yaşıyor ama nabız sıfır
Kalp pompası takılan Quebecli, nabzı atmadan yaşayan ilk Kanadalı oldu. Zira, bu yeni nesil mekanik kalp, kanı sürekli şekilde aorta pompalıyor.
AA
Güncelleme: 10:20 TSİ 14 Aralık 2006 Perşembe
MONTREAL - Doktorların açıklamasına göre, dünyanın önde gelen kalp cihazları üreticisi Thoratec şirketinin geliştirdiği Heartmate 2 adlı mekanik kalp, 23 kasımda klinik deneyler kapsamında 65 yaşındaki Gerard Langevin adlı kalp hastasına takıldı.
Ameliyatın yapıldığı hastanenin sözcüsü, AFP muhabirine, “Bu aletin özelliklerinden biri de kanı aralıksız şekilde pompalaması. Bu yüzden hastadan nabız alınamıyor” dedi. Aynı pompanın takıldığı diğer hastalarda ise hafif nabız alınıyordu. 10 yıl kadar çalışması beklenen kalp pompası, pilin çalıştırdığı minik türbiniyle kanı dolaştırıyor. Nabzı atmayan Langevin, “bu yeni yapay kalple enerji dolduğunu, hareket ederken bile rahatça nefes alabildiğini” anlattı. Langevin, “Bu bana Noel hediyesi oldu” diyerek sevincini dile getirdi.
© 2006 NTVMSNBC.com

12 Ara 2006

Bir aşık da geldi geçti...

Aşık Reyhani’ye veda ettik
Bursa’nın merkez Yıldırım ilçesindeki evinde, 74 yaşında yaşamını yitiren ünlü halk ozanı Aşık Reyhani’nin cenazesi, toprağa verildi.

BURSA - Kalbinden hasta olan Reyhani’nin rahatsızlığı, yaklaşık 3 yıl önce hipertansiyona bağlı felç geçirdikten sonra artmış; sanatçı önceki akşam evinde hayata gözlerini yummuştu.
Geldi geçti bir Reyhani / gören olmaz Erzurum’da / kara taştaki mercanı / Kıran olmaz Erzurum’da / can emanet veren alır / ecel görünmezken gelir / mezarım gurbette kalır / soran olmaz Erzurum’da” [Aşık Reyhani]

Aşık Reyhani için Yıldırım ilçesi Değirmenönü Mahallesi Merkez Camisi’nde düzenlenen cenaze törenine, Reyhani’nin oğulları Ozan ve Mansur’un yanı sıra Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Gedik, sanatçı Uğur Işılak, Erzurumlular Konfederasyonu Başkanı Ömer Ömeroğlu, aşık Şeref Taşlıova, Aşık Divani ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende gözyaşlarını tutamayan Uğur Işılak, “O bir halk ve hak aşığıydı. Biz, bir aşığın duruşunu Aşık Reyhani’den öğrendik. Türkiye’nin başı sağolsun” dedi. Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin de “Son yüz yılın halk şairiydi. Belediye olarak kendi adına yaptırdığımız Aşık Reyhani Parkı hüznümüzü bir nebze de olsa teselli ediyor” diye konuştu. Aşık Reyhani’nin cenazesi, daha sonra kılınan cenaze namazının ardından Değirmenönü Mezarlığı’na defnedildi.Aşık Reyhani Erzurum’un Pasinler ilçesine bağlı Alvar köyünde (şu an belde), 1932 yılında dünyaya gelen, asıl adı Yaşar Yılmaz olan Aşık Reyhani, okuma yazmayı okula gitmeden öğrendi. Aşık Reyhani, sonraki yıllarda ise dışarıdan sınava girerek diploma aldı. Küçük yaşlarda köyüne gelen aşıklardan etkilenen, eline geçen kitapları okuyarak birçok halk hikayesini öğrenen Reyhani, 18 yaşında rüyasında gördüğü, aşık olduktan sonra da kaçırarak evlendiği kıza şiir yazarak aşıklığa adım attı. Birkaç ay geçmeden evliliği geçimsizliğe ve huzursuzluğa dönüşüp, eşinin ailesinin kızlarını alarak başka biriyle evlendirmeleri üzerine “Dertli” mahlasıyla türküler söylemeye başlayana Reyhani’ye Bayburtlu Aşık Hicrani tarafından “Reyhani” mahlası verildi. Konya Aşıklar Bayramı’na aralıksız katılan 7 aşıktan biri olan Reyhani, eski aşıkların dışında, yetiştiği Huzuri Baba, Nihani, Cevlani, Efkari, Murat Çobanoğlu’nun babası Gülistan Çobanoğlu gibi aşıklardan gelenek ve usul öğrendi. İran’dan Avrupa’ya birçok ülkede türkü söyleyen Aşık Reyhani, katıldığı yarışmalarda da birçoğu birincilik olmak üzere çeşitli ödüller aldı. 1980’li yılların başında Erzurum’da bulunan Doğu Ozanları Derneği’nin başkanlığına getirilen Aşık Reyhani, birçok ülkeye konser ve konferanslara katılmak üzere çağrıldı. Ayrıca ABD’nin Michigan Üniversitesi’nde katıldığı bir konferanstan sonra kendisine fahri öğretmenlik unvanı verildi. Şiirleri birçok gazete ve dergide yayınlanan, araştırmalara konu olan Reyhani’nin şiirlerinin bir bölümünü topladığı “Alvarlı Reyhani” (1962), “Böyle Bağlar” (1966), “Kervan” (1988) ve bazı düşünce ile şiirlerinden oluşan “Şu Tepenin Arkasında” adlı kitapları ve Dilaver Düzgün’ün hazırladığı “Aşık Yaşar Reyhani” (1997) adlı kitap bulunuyor. Ünlü ozanın eserlerinde aşk ve sevgi, “Gençlik bir kuş idi elimden uçtu. Varlık kervan idi geldi de geçti. Ömür güneş idi gedikten aştı. Sanırsın olmamış yol yarım yarim. Aşık Reyhani’yim bu aşkın mesti. Gönlünden gönlüme bir rüzgar esti. Sen bir ulu pınar ben kırık testi. Acı bu halime dol yarim yarim” gibi dizelerle hayat buluyor. Aşık Reyhani evli ve 7 çocuk babasıydı.

Kaynak: NTVMSNBC
Fenerbahçe 3 maç seyircisiz

Futbol Federasyonu Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, Fenerbahçe-Galatasaray maçında yaşanan olaylar nedeniyle Fenerbahçe’ye 3 maç seyircisiz oynama cezası verdi.

NTVSPOR Güncelleme: 18:02 TSİ 12 Aralık 2006 Salı

PFDK, taraftarların Galatasaray derbisinde yaptıkları çirkin tezahüratları nedeniyle 1 maç, çıkan saha olayları nedeniyle de 2 maç olmak üzere Fenerbahçe'ye toplam 3 maç seyircisiz oynama cezası verdi.Kurul ayrıca, sarı lacivertli kulübü, anons sisteminin talimatlara aykırı şekilde kullanılması nedeniyle bin YTL, yine merdiven boşluklarının boş bırakılmayarak talimatlara aykırı davranışta bulunulması nedeniyle de bin YTL, toplamda 2 bin YTL para cezasına çarptırdı.GALATASARAY'A 60 BİN YTL CEZADisiplin kurulu, Galatasaray Kulübü hakkında ise yine aynı maçta spor ahlakına aykırı pankart açmak suretiyle talimatlara aykırı davranışta bulunmaktan 20 bin YTL, müsabakada çıkan saha olayları nedeniyle de 40 bin YTL olmak üzere toplam 60 bin YTL para cezası verdi.

Yardım Kampanyası

Bilgi Üniversitesi bünyesindeki öğrenci kulüplerinden Yaşam Platformu çok anlamlı bir kampanya başlattı arkadaşlar. Mersin, Bingöl, Rize ve Adıyaman'da ihtiyaç sahibi minik arkadaşlarımız için sürdürdükleri kitap kampanyasından dolayı başta arkadaşım Eren olmak üzere tüm Yaşam Platformu üyelerini kutluyor, selamlarımı yolluyorum. Kampanyayla ilgili ayrıntılı bilgiyi Yaşam Platformu Web Sitesi'nden bulabilirsiniz.

GepGenç ve Trend Show


Bilgi Üniversitesi tarafından bu sene ilk kez düzenlenen STK fuarı formatındaki GepGenç Festival 6-10 Aralık, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen Trend Show '07 ise 7-10 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirildi. Türk Rotaract Kulüplerinden 2420. Bölge İstanbul Fındıklı RAC GepGenç'te, Topkapı RAC ise Trend Show'da stand etkinlikleriyle Rotaract hakkında katılımcıları bilgilendirdiler. Biz de GepGenç'in yanısıra Trend Show'da da elimizden geldiğince destek olduk Rotaract arkadaşlarımıza. En azından benim için Trend Show'un ayrı bir önemi vardı çünkü GepGenç'te sadece 1,5 saat standta durabildim Trend Show'da geçirdiğim 4 saatle de bunu telafi etmeye çalıştım :)

Sıra geldi izlenimlerimizi haftalık bültenimize aktarmaya, bir terslik olmazsa bültende arkadaşlarımın ve benim konuyla ilgili yazılarını cuma günü bulabileceksiniz.

Sevgiler,
Bora