26 Oca 2008

kendini yenileyen zaman...


Merhaba,

Ocak ayı soğuktur. Ocak "kış"tır, ve belki de kışa layık olmak uğruna en çok çaba gösteren aydır. Şubatla aralığa nisbet, martın kazmasına küreğine bir gözdağı. Küresel ısınma mı? Vız gelir ona! Ocak serttir, pencerenin kenarından izlemeyi tercih ederiz İstanbul sokaklarını ocak ayında...

Bir ay düşünürüz ki soğuk, bir ay düşünürüz ki bir o kadar da serin bir başlangıç yeni yıla. Her sene aynıdır, ancak bıktırmaz bir türlü. Çünkü ocak yüreğimize sıcaklığıyla gelir aslında, göz kırpar bizlere. Dışı buz tutmuş, içi yeni umutlarla doludur. Yeni yılla eskilere inat, ocak bir daha umutla vurur zamanın girdabına. İşte ocak bu yüzden bağlar bizi kendine, bakmayın sert ve soğuk durduğuna. Ocak umuttur dünyayı izleyen gözlerimizin adına. Ve yeni yılda yine umutluyuz, herşeye dair... Çünkü kendini yeniler zaman her ocakta...

Zaman, her yeni yılda sonuna "artı bir" gelmiş bir "ocak"la doğar...

Ocak ayına, adına yaraşır bir şekilde yeni hedeflerle girdik kulüp olarak. Komitelerimizle, etkinliklerimizle, birbiri ardına yeni halkalar eklediğimiz o hizmet zinciriyle. Ve şimdi ocak ayının ocakbaşına hazırlanıyoruz. Evet BRT yardımcımızın da söylediği gibi, iyi gidiyor birşeyler.

Bu arada yoğun bir haftayı da ardımızda bıraktık. 23 Ocak 2008 komite toplantıları, dün (25 Ocak) gerçekleştirdiğimiz asamble + olağan toplantı ve gerçekleşmek için bekleyen projeleri hızlandırma çabası. Çabamız Rotaract için, çabamız "dengeli hizmet" uğruna...

Gelelim başkanı olduğum UHK'ya; Litvanya Vilnius Rotaract Kulübü'yle ortak projemiz olan mail grubunu oluşturduk, onay aşamasında. 27 Ocak günü Volkan Saruhan'ın evinde gerçekleşecek ocakbaşımızda çekmeyi düşündüğümüz video kayıtlarıyla da "video diyaloğu" planlıyoruz. Öte yandan Budapeşte Rotaract Kulübü ile bir mail grubu projesi de yine yolda, eli kulağında.

Tabii ki sadece bunlarla sınırlı değil çalışmalarımız. Photoract için jüri ekibini oluşturma sürecini İstanbul ve Erenköy kulüpleriyle birlikte bitirmek üzereyiz. RouteIstanbul ve hostluk, AB Birimi gibi konular ise geçen seneki gibi yine ajandamızda yerini aldı. Yani uzun lafın kısası "hassasiyetle yaklaşıyoruz", kimsenin şüphesi olmasın.

Gelelim bültenimize, kulübümüzün bu sezonki onuncu bültenini de her zamanki gibi Rapidshare sunucularındaki kulüp arşivimizden indirebilirsiniz.

Şimdilik bizden haberler bu kadar. Şubat ayında görüşmek üzere...

Rotaract sevgi ve saygılarımla,

Bora Yoldaş

Uluslararası Hizmetler Komitesi Başkanı

2 Oca 2008

Güzel Bir Köşe Yazısı - "tehlike"ye dair...

Yeni yılın hepinizin gönlünce geçmesini dilerken, yeni yıldaki ilk blog yazımı 2 Ocak 2008 tarihli Cumhuriyet gazetesinden büyük usta Cüneyt Arcayürek'ten sunuyorum.

CÜNEYT ARCAYÜREK

Umut

Bir ankete göre kimi ülkeler, Türkiye bu ülkeler arasında ilk sırada, yeni yıla umutla bakıyor.

Güncel kimi olaylara, yeni yıla iyimserlik ve umutla bakmak dinsel bir terbiyenin sonucu olsa gerek.

Kimi kamyonlarda rastlarsınız; Allahım kazadan koru! Yola çıkarsınız arkanızdan Allah kazadan beladan korusun! Hastalanır, Allah'a sığınır.

Şoför aklına güvenmez. Yola çıkana, kazadan uzak durması için aklını kullanması temenni edilmez. Hastalanır, şifayı Allah'ta arar!

Kaderci bir ulusla gerçekçi, çağdaş bir ülkeye dönüşmenin yollarını arıyoruz.

Velakin TV'lerde boyalı, boylu boslu, dolgun endamları giysilerinden fırlamış kadınlı kızlı şarkıcılar, parlak yüzlü, parlak sözlü program takdimcileri... ve 12 milyon 930 bin insan, yoksulluk sınırında.

Bizim insanlarımız. Kimi aç, kimi yarı tok! Yeni yıla böyyük gazetenin manşetine bakarak giriyorlar:

"Dünyaya inat umutluyuz!"

***

Tabii erkek ulusun hali başka oluyor. Baksanız ankete; dünyanın 11 ülkesi arasında Türklerin fakirlikten korkmadığını gösteriyor.

Korkmadığı kimi olaylardan belli.

Bırakalım büyük, ulusal ve toplumsal sorunları bir yana:

Elektriğe konutlarda, üstelik ikinci kez, bu defa yüzde 15 zam geliyor. Halkın umurunda değil. Akaryakıta yine ufak tefek bir zam, sessizlik!

Belediye Başkanı Melih Gökçek, doğalgaza fiyat bindirmesi yapacak. İhtiyaç sahibine 50 liradan fazla satış yapmıyor... Kuyruklar Ankara'da metrodan Kızılay alanına kadar uzuyor. Halkımızdan da, muhalefet partilerinden de tık yok!

Melih Gökçek, "Kızılırmak'tan Ankara'ya ekim ayında su gelecek" dedi. Gelmedi. Kasım dedi, olmadı. Aralık kesin, diye vaat etti. Ocak ayı! Kızılırmak suyu yollarda, gelemiyor! Hesabını soran yok.

Güngör Uras , " RTE 'nin iktidar gücü var. Cumhurbaşkanlığı'na en yakın arkadaşını oturttu. Bürokratik yapının tamamı 'yandaşları' nın kontrolünde. Açık anlatımıyla, iş yapmak isteyip de yapamamasının bahanesi yok" diye yazıyor.

İstanbul'un RTE iktidarına arka çıkan, her fırsatta öven iş kadınlarından biri, ekonomi 2008'de tehlike işaretleri veriyor, diye demeçler patlatıyor.

İngiliz pasaportlu ekonomiden sorumlu bakan; düzgün Türkçe konuşmadığından olacak, ekonomi ne durumda, söylendiği gibi tehlike çanları çalıyor mu, sorularını yanıtlarken ne söylediği anlaşılamıyor.

Yükseklerden sesler; ekonomi de, sosyal yaşam da, dış politika da tıkırında!

Oysa tıkırında olan irtica!

***

YÖK'ün yeni başkanı Yusuf Ziya Özcan Bey'in ilk dış gezisi Mısır. Bilimsel tezi de zaten İslam üzerine. Müslüman Kardeşler'in ülkesi Mısır'a gidiyor. El Ezher Üniversitesi'ni inceleyip yararlanabilir ileride.

Bu ülkede kimler mutlu olacak? Soruya yanıt örnek olayda:

Bay Özcan, koltuğa oturur oturmaz, ağa-babalarını memnun edecek demeci patlatarak tarihe geçen bir kişi. Üniversitelere, "Anayasa Mahkemesi'nin, AİHM'nin kararlarını boş verin, türbanı serbest bırakın kimilerini sevindirin" diyen YÖK Başkanı hakkındaki suç duyurusuna Ankara Savcılığı, bu görev Milli Eğitim Bakanlığı'nın diye görevsizlik kararı verdi.

Şimdi durum şu: YÖK Başkanı görevi kötüye kullandı, yasal soruşturma başlatılabilir diyecek yetkili makam; Milli Eğitim ve başında da türban için yasaları, kararları delmek için bir ömür harcayan Bakan Hüseyin Çelik ...

Bakan Çelik'in türbanı kollayan yasadışı demeci nedeniyle YÖK Başkanı'nı sorumlu ve suçlu bulması olanaklı mı?

AKP'ye destek verenlere akıl fikir ihsan eyle Yarabbi!