22 Mar 2008

Son yazısında ne demişti?


AKP hükümetinin, kendisine muhalif olan insanları bir suç örgütüyle ilişkilendirerek temiz eller kisvesi altında sindirme çabalarına maruz bırakılan Türkiye'nin önemli değerlerinden İlhan Selçuk, gözaltına alınmadan önceki son yazısında adeta bunların başına geleceğini biliyor gibiydi... İşte Selçuk ve birilerinin işine gelmeyen son yazısı...


RTE, XIV'üncü Louis mi?..

Geçenlerde (14.03.2008) bu köşede "Sonra Oturup Ağlamasınlar" başlığı altında bir yazı yayımlandı...

Ne diyorduk?..

"Gün geçtikçe gelişip yoğunlaşan iletişim teknolojisi bizde neye hizmet ediyor?.. İslamcılığın (İslamın değil) beş şartına...

Bir azgınlık.. bir azgınlık ki demeyin gitsin...

Neden bu azgınlık?..

İslamcılar -ılımlısı ve köktencisi- artık ülkeyi, belediyeleri, devleti, her şeyi ele geçirdiklerine inanıyorlar...

AKP iktidarı belli hedefe doğru doludizgin yürüyor, yandaşları da içmeden sarhoş olmuşlar...

Ülke altüst...

Herkes birbirine soruyor:

- Ne olacak?..

Bu gidişle bir şeyler olacak...

Ama ben (...) şimdiden haber vereyim...

Bir şeyler olduğunda sonuç düşündükleri gibi çıkmazsa, oturup mazlum rolünde ağlamasınlar ... "

Birkaç gün sonra Yargıtay Başsavcısı AKP'yi kapatma davası açınca dinci ya da liboş gazetelerde yorumlar - haberler yayımlandı...

Dediler ki:

- İlhan Selçuk davadan haberliydi...

Geri zekâlılığın üst göstergesiydi bu tür yazılar...

Çünkü zaten iki ay önce Yargıtay Başsavcısı dava uyarısını yapmış, haber bütün gazetelerde yayımlanmıştı...

Peki, şimdi ne olacak?..

Başsavcı görevini yaptı, davayı açtı...

Davalı iktidar partisi ve iktidara bağlı medya kendinden geçmiş ve çıldırmış gibi...

AKP iktidarı hukuku, anayasayı, yasaları, Başsavcı'yı, yargıyı tepeleme savaşımının borularını durmadan üflüyor...

Ve herkes yine birbirine soruyor:

- Ne olacak?..

Ya anayasal hukuk işleyecek...

Ya da AKP iktidarının çılgınca gidişatıyla her şey birbirine girecek...

RTE yoksa hastalandı mı?..

14'üncü Louis edasıyla diyor ki:

"- Devlet benim..."

Başbakanın dengesizliği ortalığı allak bullak ediyor, sapla saman birbirine karışıyor, siyasetin karnı neredeyse burnuna değecek, hamilelik sancıları bir şeylere gebeliği pompalıyor...

Evet, bu gidişle bir şeyler olacak...

RTE 14'üncü Louis gibi 'devlet benim' dedikçe Türkiye'nin dengeye girmesi, ortalığın sakinleşmesi ve normalleşmesi olanaksız...

Ya RTE anayasaya ve yargıya 'sokaktaki adam' gibi saygı gösterecek...

Ya da 14'üncü Louis olmadığını RTE'ye anımsatacak ve öğretecek bir hesaplaşmaya hazırlıklı olalım...

Aklın bir başka yolu yok...

Susturamayacaklar

Cumhuriyet: Susturamayacaklar

İlhan Selçuk’un Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınmasının ardından, başyazarlığını yürüttüğü Cumhuriyet gazetesi bugün “Susturamayacaklar ” manşetiyle çıktı. Selçuk’un gazetedeki köşesi ise İlhan Selçuk imzasıyla boş bırakıldı.

NTV-MSNBC
Güncelleme: 17:15 TSİ 22 Mart 2008 Cumartesi

İSTANBUL - Cumhuriyet gazetesi başyazarı ve İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk’un Ergenekon soruşturması kapsamında dün gözaltına alınması büyük yankı yarattı. Ülke gündemine bomba gibi düşen bu haberin ardından, siyesetçiler ve sivil toplum örgütleri olaya tepki gösterdi. Gazete binası önünde toplanan birçok kişi, Cumhuriyet gazetesine destek verdi. Cumhuriyet gazetesinin bugünkü sayısında ise “Kamuoyu”na başlığıyla yapılan açıklamada, İlhan Selçuk’un sabaha karşı saat 04.30’da evinin basılarak, “darbe dönemlerini çağrıştıran bir operasyonla gözaltına alındığı” belirtilerek, “Ergenekon operasyonu soruşturmasının, AKP’nin kapatma davasıyla ilişkilendirilmesi ve Cumhuriyet gazetesinin bu yolla sindirilmek, susturulmak istenmesi oyununa alet olmayacağız” denildi.

Cumhuriyet gazetesinin bugünkü sayısında yapılan açıklamada şöyle denildi:

Gazetemiz Başyazarı ve İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk, Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından, evine yapılan baskınla, cuma günü sabaha karşı saat 04.30’da gözaltına alınmıştır.

Devletin kendisine 15 yıldır yakın koruma tahsis ettiği, ikametgâhı, çalıştığı yer ve tüm yaşamı toplumun bütün kesimlerince saydam olarak bilinen İlhan Selçuk’un 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbe dönemlerini anımsatan bir yöntemle gözaltına alınmasının anlamını kamuoyunun takdirlerine sunuyoruz.

AKP’nin kapatılması davası sonrasında, siyasi iktidar ve yandaşları tarafından bu davanın yörüngesinden çıkarılması çabası yoğun olarak sürmektedir.

Bu bağlamda, kamuoyunda “Ergenekon” operasyonu olarak bilinen ve uzun süredir devam etmekte olan soruşturmanın, AKP’nin kapatma davasıyla ilişkilendirilmesi ve Cumhuriyet gazetesinin bu yolla sindirilmek, susturulmak istenmesi oyununa alet olmayacağız.

İsmini Atatürk’ün verdiği Cumhuriyet gazetesi, kurulduğundan beri 84 yıldır demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti sistemini savunmaktadır.

Bu uğurda pek çok şehit vermiş ve birçok badire atlatmıştır.

Cumhuriyet gazetesi, demokratik hak ve özgürlüklerin ve laik Atatürk Cumhuriyeti’nin korunması mücadelesini sürdürecektir.

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Seçuk’a uygulanan bu haksız gözaltı işlemine karşı gazetemiz tarafından derhal yargıç nezdinde hukuki işlemler başlatılmıştır.

İlhan Selçuk Kalbimiz Seninle!

Sanki bir terörist yakalanıyormuşçasına sabahın 4.30'unda evinden polis baskınıyla alınan 83 yaşındaki Atatürkçü,laik, aydın yazar İlhan Selçuk, mahkemeye sevkedildi. Sevenlerinin sloganlı ve alkışlı desteğiyle sorgulanmak üzere adliyeye getirilen Selçuk, 4 saatlik ifade verme işleminin ardından şimdi hakim karşısında... Kalbimiz seninle o soğuk mahkeme salonlarında atıyor İlhan Usta...


Hürriyet Video'larını izlemet için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!

Fındıklı Rotaract Kulübü'nün bu sezonki 14. bülteni için tıklayın...

Rotaract Sevgi & Saygılarımla,

Bora Yoldaş

Uluslararası Hizmetler Komitesi Başkanı

19 Mar 2008

Old Media, Young Media...


Old Media, Young Media…

Although the term “agenda setting theory” seemed such a new term when Maxwell McCombs and Donald Shaw introduced it in 1972, actually it was just a clincher to be written as a result of mass media. Especially in the leading countries of the globalization like United States, it is so obvious that media has a vital effect on the election results.

To today, a considerable challenge period was experiance by the world media especially after the widespread usage of internet. As a well known reality, an invention of web changed our lives seriously: YouTube. YouTube didn’t change only the “visual customs”, but also it indicated a new term in politics. According Jeff Jarvis, the revolution will not be televised, it will be YouTubed. I totally agree with Jarvis because YouTube gave a perfect opportunity to the people to broadcast theirselves freely.

So how does it effect world politics and public choices? By courtesy of YouTube (and the sites opened for the same target such as YouTube) the candidates in any country are able to express their opinions to their audience very comfortably as they wish. They can say what ever they want, they can share it online with everybody in the world at the same moment. Therefore, today no candidate need to ask media bosses’ indulge!

When I look at the issue from my country’s window, I name YouTube revolution as “Stopping Priod of Doğan Despotism”. It is a well-known reality, that if media in the classical meaning such TV, newspaper, etc. do not like you, or even they do not give a courage in their organs about your speech, declarations, etc. , you have almost no chance in the elections. You shouldn’t lose time for seeking democracy in such mediums. In my opinion, democracy, especially in media sector, is a spring fruit what does not come up every season.

And at this point, young media acumen subvened people for their agendas. Not only for the candidates to make their propaganda freely, but also for the electors to decide freely. Although “the classical media” still has effects on the audience, now I gladly see that holdings and bosses are not so free as the old times about considering the facts newsworthy just as they wish. And even better, now they are in such a situation that even they have to use internet media to reach some datas.

In conclusion, it is a period taking us into a alternation, and at least by the influence of the sites like YouTube, LiveLeak, etc. Now our brains are more free, because World Wide Web succeed what George W. Bush could not, it liberalized us…

Bora Yoldaş, 18th March 2008